BLOGU KOPYALAMAK YASAKTIR

ŞANLIURFADA GEZİYORUM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ŞANLIURFADA GEZİYORUM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2012

ŞANLIURFA MUTFAK MÜZESİNİ GEZELİM









Selam sevgili blogger dostlarım uzun aralıklarla kayboluyorum,ama kaybolduğum bu zaman zarfı içerisinde boş durmuyor sizler için gezip görüp,taşırıp,pişirip geliyorum.

Sizlere Şanlıurfa da yeni açılmış olan mutfak müzesinden bahsetmek istiyorum eğer birgün yolunuz düşerse mutlaka mutfak müzesine uğramadan urfadan gitmeyin derim hem belki orada sizlerle karşılaşır sizlere sevgili urfanın yöresel yemeklerinden de ikram etme olasılığımız olur.

Kentin tarihi dokusuna sahip çıkmak amacıyla yıkılmaya yüz tutmuş Tarihi Hacı banlar Evi’ni satın alan Şanlıurfa Belediyesi tarihi mekânı “Geleneksel Mutfak Müzesi”ne dönüştürdü.

Hacı banlar Evi’nde restorasyon işlemlerine başlayan Şanlıurfa Belediyesi, “Geleneksel Mutfak Müzesi”ne dönüştüreceği mekanda Urfa mutfağını önce ülkemize daha sonra dünyaya tanıtmayı planlıyor.

5 oda, 1 zahirelik, 2 eyvan, 3 tarafı zerzembe(kiler), 2 su kuyusu, geniş avlusu ile Tarihi Urfa Evleri’nin vazgeçilmez örneklerinden biri olan Hacı banlar Evi, fıskiyeli havuz ve yoğun desenli cepheleriyle konuklarını farklı bir atmosfere taşıyor.
Çiğ köfte, içli köfte, ağzı açık, yumuk, borani gibi daha birçok birçok yöresel yemeği bulunan Şanlıurfa’nın Hacı banlar Evi ile Mutfak Müzesine uğramadan bu tarihi yapıyı ve lezzetine doyum olmayan yöresel yemeklerin yapıldığı mutfak müzesini görmeden gitmeyin derim ben sizler için birkaç resim yayımlamak istedim tabiki daha gezilecek çok yeri var ama daha çok resim koyupta merakınızın kaybolmasını istemeden gidiyorum.Mutfak müzesindeki yöresel yemek kursu resimlerim ve yöresel yemeklerin tarifleriyle tekrar burda olacağım Şanlıurfa yöresel yemeklerini merak ediyorsanız takipte olun.





 

5 Ekim 2010

ATATÜRK BARAJI VE HİDRO ELEKTİRİK SANTRALİ

Günaydın sevgili arkadaşlarım bugünkü konum ve gezim kaçak elektirik üzerine Şanlıurfa da neden bu kadar fazla bu kaçak elektirik kullanımı ve bu değirmenin suyu nereden geliyor diye çok merak ettim ve toplumsal yaramız olan kaçak elektirik kullanımından sizlere biraz bahsetmek istedim.Evet kaçak elektirik kullanımı tabloda gördüğünüz gibi il sıralamalarında ilk sıradayız nedeni bilinmez önünede geçilmez oldu ama bildiğim tek bir şey var bunların bedeli senin benim cebimden çıkan paralarla ödeniyor.Urfalı amcam evnin damındaki deposunun içine kendi geliştirmiş olduğu ucuna elektirik bağladığı demir çubuğu atıp da tonlarca suyu ısıtıp aşağıdan kullanılır hale getiriyormuş öbürünün ise her odasında ufo varmış biraz daha durumu iyi olan amcam ise her odasına kaçak elektirik ile bağladığı klimaları çalıştırıp tüm evi soğuk hava deposuna çeviriyormuş.Şanlıurfa Bozova ilçesinde ki Atatürk Barajı ve Hidroelektirik santralini gezdim sizlere de elektiriğin nasıl üretildiğini devasal boyutlardaki barajı ve makinaları göstermek istedim ben hiç daha önce bir hidroelektirik santraline girmemiştim sizlerde görmek isterseniz buyrun benimle bir gezin ve bu devasal boyutlardaki santralin ürettiği elektiriğin halen Şanlıurfaya yetmeyip sürekli elektirik kesintisi ,voltaj düşüklüğü yaşayıp da tüm Beyaz eşyalarımızın yanmasına benim gibi hayret edin.
Burası Barajın kenarında ki piknik yapabileceğiniz ve barajı yukardan seyredebileceğiniz şirin bir çardak.

Ayrıca bu barajda su sporları da yapılıyor


Baraj görüntüleri


Barajın yukardan görünümü














Hidroelektirik santralin içerisine girip birazda elektirik nasıl üretiliyor bakalım!


Aşağıda görmüş olduğunuz yuvarlak makinalar dönerek elektirik üretiyor.






Burasıda santralin sistem odası



Ben Atatürk Barajı ve Hidroelektirik santraline hayran kaldım eğer sizlerinde bir gün fırsatı olursa mutlaka elektiriğiun nasıl üretildiğini görmenizi isterim.Bu milyon dolarlık makinaları görünce yüreğim bir kez daha yandı ve binlerce kere daha kızdım kaçak elektirik kullanıp da devleti zarara uğratıp yetim hakkı yiyen insanlara yada.............




















30 Eylül 2010

YİNE HARRAN BU SEFER BERDEL

Selam dostarım biliyorum ki ! beni merak ettiniz uzun bir ara verdim galiba öyle de oldu iş ev derken insan bazen kendini unutuyor.Ama inanın sizleri unutmadım arada arkadaşlara uğradım kaçamak zamanlarımda yorumlar yazdım yorum bırakamadığım zamanlarda şöyle baktım can dostlarım nasıllar iyilermi neler yazmış neler pişirmişler diye yani hepinize uğradım Bilgisayarımın kasasında sorun oldu ve halen arıza vermeye devam ediyor.Neyse hepinizi çok özledim inşallah artık geldim sizlerin cıvıl cıvıl sayfalarınızdan gerçekten ayrı kalınmıyor.
Yine Harran bu sefer Berdel dedim evet ani bir iş gezisi ile yine Harrana gittim çok hazırlıksız yakalandım bu geziya fotoğraf makinemi sabah çıkarken öbür çantamda unuttum varya şu biz bayanların büyük derdi kıyafete göre çanta değiştirmek tüm kıyafetlerimize uyacak hokus pokus dediğimizde değişecek çanta düşlüyorum ne zaman çıkıcak acaba? elbiselerimizde çiçek kızın elbisesi gibi olsa !
Evet çıktığım bu ani gezi de makinem yanımda olmadığı için karşılaştıklarımı size fotoğrafsız anlatıcam. Harran da gezmek çok o tarihi yapıları görmek gerçekten çok hoş ! artık gezimizi tamamlayıp urfa merkeze dönmek üzere iken yol ayrımına geldiğimiz sırada önümüzden hızla bir düğün konvoyu geçti. Şöförümüz vaktiniz varmı Berdel var gidip görelim mi ? dedi evet dememize fırsat kalmadan şöförümüz konvoyu takibe almıştı bile 10 dakika kadar gittik konvoyun arkasından çok merak etmiştim acaba nasıl olacaktı düğünmü yapılacaktı nasıl değiş tokuş yapılacaktı diye düşünürken konvoy çoktan iki köyü kesin sınır çizgisine inmişti bizde tepede kalıp oradan bakmayı tercih ettik.Meydan çok kalabalıktı davullar zurnalar çifter çifter çalıyor kadınlar zılgıtlar eşliğinde gelinleri arabadan indiriyorlardı iki köy,Bir sınır,iki gelin,iki damat önce aile büyükleri kucaklaştı sonra gelinler kucaklaştırıldı gelinler öyle yabancı idilerki belli ki birbirlerini ilk defa burada gördüler.Gelinler değişildi arabaya bindirildiler.Bu esnada damatlardan biri arka tarafta bekliyormuş zavallı galiba gelin arabaya binerken yüzünü görmüş ki bağırarak oradan uzaklaşmaya başladı.Damadın arkadaşları da peşinden koşup yakaladılar ve konuşmaya başladılar konuşmlarını bağrışmalara döndürmüşlerdi artık biz bile duyabiliyorduk şöförümüzün bize tercüme etmesine göre damat bu olaya itiraz ediyormuş, Sebebi ise kendinin bacısı güzelmiş, alacağı kız çirkinmiş ilk defa orada görmüş ya Üste para istiyormuş. Hayretler içinde kalmakla yetinip geriye döndük otobüsde çıt çıkmıyordu acaba kızlaramı üzülmüşlerdi yoksa güzel bacısını verip çirkin kız alan damada mı bilinmez ama töre de bitmez.

25 Ocak 2010

HARRANI GÖRELİM

Cumartesi misafirlerimiz gelmişti Harran Gezisi düzenledik hava sabah açılmıştı ama yolda yağmur başladı olsun artık yola çıktık gidelim dedik harran Şanlıurfa il merkezine çok yakın yaklaşık 30 dak sürdü tabi bizim otobüs kocamandı şöförümüz,muavinimiz ve otobüsün radyosu gerçekten antikaydı ,cep telefonondan mikrofonla müzik yayını yapmak zorunda kaldım ama arşivim misafirleri memnun etmişti.Harran geldiğimizde bizi ilk önce HARRAN KALESİ karşıladı Halen ayakta durmayı başarabilen harran kalesine soğuktan çıkamadık ayrıca bu mevsim kırmızı çamurdan geçilmiyor zaten botlarımız ve pantolonlarımız kırmızıya boyandı eee biz Türküz boyonsın dedik ve yola devam ettik Daha sonra kazı çalışmalarının yapıldığı alana gittik

Evet burası da Dünyanın ilk Üniversitesi HARRAN ÜNİVERSİTESİ

Malefes soğuk ve çamurdan buna da tepeden bakmak zorunda kaldık yanına kadar inemedik aşağı da turist grupları vardı sağolsunlar Harran İlçe Emniyet personeli gelenlerin güvenlik tedbirlerini almak için polis görevlendirmiş,

Yine Üniversite ve kazı alanı

Kazı alanı,Üniversite,ve kaleyi geride bıraktıktan sonra Kültür Bakanlığından Onaylı Harran evlerini görmeye geldi Harran evlerinine ulaştığımız da evi işleten aile bizi çok sıcak karşıladı.Bizlere ikramlar da bulundular bahçede sıcacık çaylarımızı içtik tabi mırrasız olmaz mırralarımızı da içtik

Bu kadar resim çektim dedim arkadaşlara ,bir tana de beni çekin derdemez arkadaş fotola dı beni

Bu kızı hatırlamışsınızdır mutlaka ama anımsayamayanlar için hatırlatayım Turcell reklamında oynayan 6 dil bilen CEMİLE kız Cemile,gerçekten çok sıcak bir kızdı Babasına sorduğumuzda :Cemile için ne kadar başlık parası istiyorsun diye, çok dedi ama söylemedi eeeeeeee kız durduğu yerden para basıyor reklamlar,televizyon programları,eve gelen giden turistlerle de cemile ilgileniyor verirmi hiç cemileyi,cemilenin bir kardeşi de bizim rehberimizdi,ablasının biri de yurtdışın da evliymiş ,e cemile evde kalmaz herhalde 6 dil bilirken hayırlısı.

Bende Cemile ile bol bol resim çekdirdim.Cemile bana yöresel kıyafetlerden giydirmek istedi ama soğukdan üşendim kabanları çıkarmaya bir daha ki sefere dedim
Cemile ve ailesi bu evlerden birinde yaşıyor diğerlerini de tanıtım amacı ile kullanıyorlar.

Ben zaten Taşa toprağa ,bakıra ,otantik şeylere bayılırım çıkamadım evlerin içinden evlerin içine girdiğimiz de ısıtıcı olmadığı halde sıcacıktı yazın serin kışın sıcak olma özellikleri ile harran evlerini harran halkı kullanmaya devam ediyor köyü gezerken pek betonerme eve rastlamadım genelde çamurdan sıvanmış kubbe kubbe olan bu evler de oturuyorlar.

Cemile ve ailesine veda ettik bizleri çok güzel ağırladılar harrana her gideni mutlaka böyle ağırlıyorlardır diye düşünerek yola çıktık .


Harran dönüşü tabi misafirler alışveriş yapmak istediler.Haşimiye,Şurkav bayağı alışveriş yaptılar bol bol akik taşları ,kolyeler,küpeler margazit yüzükler bakır kaplar,şallar aldılar.Alışverişi zar zor bitirdiler çarşılardan ayrılmak istemediler ama yağmur çamur hava nın da iyice kararmasıyla ancak alışverişi bitirebildiler.Akşam olmuştu ve misafirlerimizi uğurlama zamanı gelmişti gerçekten çok hoş bir gezi olmuştu bayağı da üşümüştük olsun değer herşeye
yine bekleriz herkesi bekleriz hoşça kalın sevgili dostlar





















12 Ekim 2009

BALIKLIGÖL DE Kİ İNSAN MANZARALARI

NENELERİMİN BALIKLIGÖL TELAŞI ÇOK TATLILARDI.
TURİSTLER HALAYA KATILIPBİR GÜZEL EĞLENDİLER

TANIDINIZMI...............................................................................?


9 Ekim 2009

ŞANLIURFADA FESTİVAL ZAMANI











Bu yıl 9-10-11 Ekim’de birçok etkinlikle kutlanacak olan Festivallerde, Gökhan Özen, Kubat, Alişan, Münevver Özdemir, Ufuk Yıldırım ve Işık Karaca gibi ünlü sanatçılar konserler verecek. 9 Ekimde Şanlıurfa Belediyesi önünden Balıklıgöl amfi tiyatroya kadar sürecek kortej yürüyüşüyle başlayacak olan etkinlikler, mehter takımı ve halk oyunları gösterisi, El Sanatları ve demostrasyon, ünlü sanatçıların katılacağı çeşitli konserler, şiir dinletisi, çiğ köfte ve pul biber yarışması ve birçok sosyal kültürel etkinlikler yapılacak.. Festivalin ilk gününde, kortej yürüyüşü ve açılış konuşmaları, halk oyunları gösterisi, el sanatları sergisi ve Klasus Schmidt’in Göbeklitepe Konferansı ile ‘Yerel Basında Kültür Sanat Haberler Gazeteciler ve Köşe Yazarları’ konulu bir panel ve akşam ise 11 Nisan Şehir Stadı’nda Sanatçı Gökhan Özen ile Kubat tarafından bir konser sunulacak.

Festivalin ikinci gününde Belediye Önünde Mehter ve Halk Oyunları gösterisi, Urfalı Sanatçılar Karma Resim Sergisi, Urfalı Şairlerin şiir dinletisi, ‘Bizim Zamanımızda’ tiyatro oyunu, çiğköfte ve pul biber yarışması, çiğköfte ikramı ile Şanlıurfa Belediyesi Çocuk Korosu, Suriye Ekibi ve Sanatçı Alişan’ın konseri olacak.
Festivalin üçüncü gününde ise, Belediye Önünde Mehter ve Halk Oyunları gösterisi, Yaşam Tasarımı Uzmanı Yazar Filiz Tosyalı tarafından ‘Aile İçi İletişimle Mutluluk ve Yaşam Çemberi Oluşturma” semineri, Edebiyat Etkinliği, yazar İmza Etkinliği ve çiğköfte ikramı düzenlenecek. Festival son olarak 11 Nisan Şehir Stadyumu’nda sanatçılar Münevver Özdemir, Ufuk Yıldırım ve Işın Karaca’nın sunacağı konserle son bulacak.Urfaya yakın blog sever arkadaşlarıma duyrulur bu festivali kaçırmasınlar.