BLOGU KOPYALAMAK YASAKTIR

22 Nisan 2010

DİYARBAKIR-MARDİN GEZİ GÖRÜNTÜLERİ İLE DÖNDÜM!

Selam Arkadaşlar beni çok merak ettiniz biliyorum.Yorumlarınız için teşekkür ederim.Halen gezidemisin gelmedinmi? Arkadaşım dediğinizi duyar gibi oluyorum evet geldim ama resimleri yüklemek biraz zamanımı aldı her ayrıntıyı sizlerle paylaşmak istedim.Evet yediğin içtiğin sana kalsın gezip gördüğünü anlat diye bir söz vardır ya! ben bu sözü duymamış gibi yediklerimi içtiklerimi, gezdiğim yerleri ve bu yerlerin yöresel yemeklerinden de bahsetmeden geçememz eee yarı yemek yarı gezi blogu oldu benim blog hemen başlasam ancak bitiririm yemeklerle gezmeye başlayalım Mardin Midyatta yediğimiz öğle yemeğindeki ezme salatanın görünümü ezme salata Şanlıurfada da her yemeğin yanında mutlaka gelen bir mezedir.Tabi bu güzel salatanın ana yemeği meşhur kaburga dolmasıydı.Çok kalabalık olduğumuz için kaburga dolması baya çoktu ve Aşçı tarafından masaya getirilip sıcak sıcak tabaklara paylaştırıldı.Güneydoğu Mardin Midyata yolunuz düşerse mutlaka kaburga dolması yemeden gitmeyin Lokanta gerçekten çok temizdi reklam yapmamak adına söylemek istemiyorum.

Etler lokum gibi pişmişti.

Kaburga dolmasının yanında nefis içli köfteler ve semürsek böreği geldi.



Evet bu güzel görüntü de kaburga dolmasının ikram ediliş şekli.


İlk Durağımız Diyarbakır tarihi On Gözlü Köprü netten tarihçesine bakmanızı isterim.Meşhur Diyarbakır surlarından görüntülerDiyarbakıra 20yıl önce yine gitmiştim.Ozamanlar surların altında küçük kafeler dönerciler vardı genelde üniversite öğrencilerinin bir rahat nefes almak için takıldığı yerlerdi ama o yerlerden eser bulamadım kaldırılmış heryer harabeye dönmüştü.Surlar çok bakımsız ve perişan halde bi mekan takımının adresi olmuştu çok üzüldüm otobüsden inmeden şöyle bi çevresinden bakıp döndük.




Diyarbakır ulu cami Caminin 4 ayrı cephesi Müslüman Dinini 4 ayrı mezhebine ayrılmıştır.


Ulu Cami bahçesindeki Güneş Saati


Ulu Cami duvarında Mete Hanın Hayatını anlatan yazıtlar.



Ulu Cami Duvarlarında ki yazıtlartarihi anlatıyordu



Ulu Cami içerisi




Ulu Cami önceden Kilise olduğu için minareside kilise minaresi gibiydi.


Bu yazıtlara bayıldım ben sanat tarihçisi olmayı isterdim ah ah!


Ulucaminin altındaki şehrin haritasın gösterir yazıtlar




Ulu Camiyi gezdikten sonra yürüyerek Cahit Sıtkı Tarancı Müzesine geçtik .

Cahit Sıtkı Tarancının bu bahçe içerisinde 4 farklı evi vardı yazlık ,kışlık,Sobaharlık,İlkbaharlık hepsininde mevsimine göre farklı mimarisi ve iç dizaynı vardı.







Burası da Diyarbahırın Tarihi Hasan Paşa Hanı
Buram buram tarih kokan bir yerdi içinin güzelliğini görmeden girişine bile bayılmıştım.Kahvaltımızı burada yapıp yola devam edecektik.


Tarihi Handaki Kahvaltı salonumuz bizim için ayrılmıştı.




Tarihi Hanın alt katları hediyelik eşya dükkanları ile cıvıl cıvıldı



Hanın ikinci katı tamamen kahvaltı salonlari ile doluydu. Kahvaltı salonların kalabalıklığına önce çok şaşırdım ama kahvaltıyı yapıp çıktıktan sonra neden bu kadar kalabalık olduklarını anladım.






Kahvaltımızda çeşit çeşit yöresel peynirler vardı

Diyarbakırın meşhur yağlı ekmeği çıtır çıtırdı.Buda meyve salatamız inanın ben hiç bukadar güzel bir meyve salatası yemedim nedeni ise üzerindeki özel sosundan kaynaklanıyordu.




Bu özel sos Şerbet imiş yoğurdun üzerine de dökülmüştü tek kelime ile harikaydı Aşçıya sorduk ama sırrını açıklamadı.


En harikası da tepside pişen kavurmaydı etleri döner eti gibi incecik idi
içerisinde yeşil biber kırmızı biber yumurta vardı.


Kahvaltımızda yok yokdu Bal kaymak Özel Tereyağı,Çeşit Çeşit peynirler Sıcacık katmerler tabi çoğunun resmini çekemedim.Ama hepsinin tadı damağımda kaldı .Güçlü bir kahvaltı yaptık bu kahvaltı eminim bizi 2 gün götürürdü bu güzel hana veda edip Diyarbakırda ki Gazi Köşküne geçtik Gazi Köşkü ve Manzarası harikaydı mutlaka gidilip görülmesi gereken yerler listesine alınmalı.





Gazi Köşkünün Balkonundan seyrittiğimiz manzara


Aşağıda görülen kulubelerde piknik yapılabiliyor.


Gazi köşkünün Bahçesindeki su pınarı Doğumdan ölüme kadar olan süreyi temsil ediyormuş.Suyun doğduğu yer doğuş aşağısı gençlik


Bölünmüş yerden sonrası yaşlılık



Suyuh son bulduğu yer ise hayatın sonunu temsil ediyormuş.


Gazi Köşkünün içerisine girdiğimizde önümüze şirin şark odaları açılıyor


Gazi Mustafa Kemal Paşanın kullandığı bardak ve tabaklar.


Yatak odasının müthiş güzel bir dizaynı vardı büyülendim balkonundan ise tüm Diyarbakırın ovaları ayaklar altındaydı.




Gazi Köşküne gezmek gerçekten harikaydı hem tarihi çok seven ben bu evi ve eşyaları görmekten hemde o harika manzarayı izlemekten çok mutlu oldum.Gazi köşkünden çıktıktan sonra artık Mardin-Midyata geçme zamanı gelmişti 2 saat bir aradan sonra midyata vardık.


Midyatta Süryani Kilisesindeki ayinden bir resim


Midyatta ilk Durağımız Estel Bölgesindeki Estel Hanıydı Han Tarihi eserler ile dolu bir müzeydi


Bu beşiklerden küçükken hepimizin vardır mutlaka benim vardı.Çok sallanmışım Urfada halen kullanılıyor bende bi tane edinmeliyim hemen diye düşündüm.
















Bu bakırlara bayıldım en çok da bu mavi boncuk ve akik işleme olana




Midyatta ki saat kulesi ve otobüsümüz










Midyatta yemeğimis kaburga dolmasını yedikden sonra

Dayrul Zafaran Manastırına doğru yola çıktık manastır midyatın içerisine 30 dakika kadar uzaktı manstır MOR GABRİEL Manastırı olarakda adlandırılıyor Mor gabriel manastırı 397 yılında Mor Şumuel tarafından kurulmuş.Manastır kilise tarafından ikinci Kudüs olarak ilan edilmiş.Adının Mor Gabriel den gelmesi ise 7. yüzyılda yaşamış ve aralarında dört ölüyü dirilttiği bir çok mucize gerçekleştiren sade yaşamı ile azizlik mertebesine yükselen manastırın gelişmesinde çok büyük bir rol oynayan mor gabrielin adından gelmektedir.Mor gabriel çok mütevazi bir rahip olduğu için beni öldüğümde yüksek yere gömmeyin ayaklar altına gömün diye vasiyet etmiş ve mezarı yere yapılmış mezarın bir ucu da açık bırakılmış Süryanilerin inanışlarına göre mezardaki toprak şifalı imiş Süryaniler mezarın içerisine ellerini sokup toprak çıkartıp yüzlerine sürüyorlarmış şifa için toprağı ağızlarına atanlar varmış.

Mor Gabrielin mezarı



Mezarda başka süryani rahiplerinde mezarları vardı


Bu odada yukarıda görülen sandık gibi olan yerlerin içerisnde rahipler ve süryanilerin cesetleri var her mezarın içerisnde 800 kişi yatıyormuş.Yatıyormuş demeyim çünkü onlar oturtarak gömüyorlarmış yani burda on mezar içerisinde 800 kişiden siz hesap edin kaç kişinin oturarak gömülü olduğunu



Buraya girdiğimde çok okudum üfledim çok korktum! arkadaşın Anneside nerde ölürsen öyle gidersin demezmi Allah çıkalım burdan hemen diye panikledim ruhumu kasvet basmıştı.


Bu da vaftiz yeri




Meryem Ana Tablosu



Mor Gabrielin resmi Kırmızı giyili olan


Manastırın mutfağı
Manastırın tahta ile yapılmış maketi çok büyük bir manastır



Vaftiz suyunun bulunduğu bölüm



Kileseleri





Manastırın Dış görünümü




Kiliseye girmek istediğimizde Ayin olduğunu ve beklememiz gerektiğini söylediler ve bekledik ama işin ilğinç yanı kapıda beklerken ayini bitirip çıkanları göremedik nerden nereye gittiler hangi odalara girdiler birden yok oldular sanki! Kilise o kadar büyük ve oda odaydı ki görünmeden çıkmaları normaldi herhalde? Ama niye kaçtılarki bizden çok merak etmiştim onları!
Kilisenin giriş kapısı



Manastırın mimarisi harikaydı daha çok resim çekmek istedim ama vaktimiz çok kısıtlıydı bu resimleri koşturarak çekmek zorunda kaldım.




Netten Mor Gabriel kilisesinin resimlerine bakmanızı tavsiye ederim mimarisi harikaydı.Manastıra veda ettikden sonra alış veriş için serbest zamanımız kaldı ve gümüş almak için gümüşçüler çarsına dağıldık.

Gümüşçüler harikaydı takılar çok güzeldi bütün tablalırın resimlerini çekmek isterdim.Bilekliklerin takımları da vardı.



Kolye uçları çok çeşitliydi bende bir Osmanlı Tuğralı kolye ucu aldım.

Midyatın Gümüşü çok meşhurmuş ve fiyatları da çok uygun eğer yolunuz düşerse bol para ile gidin almadan dönmek olmaz ben bir kolye ucu birde zümrüt kolye ,yüzük takımı alabildim .

Midyat gezimizi takılarımızı alıp bitirdik ve Mardin Merkeze doğru yola çıktık.Mardin Merkeze yetiştiğimizde akşam olmuştu ve her yer kapanmıştı Mardin Merkezde gezeceğimiz bir çok yeri iptal ettik ve sadece Peygamber efendimizin Ayak izininolduğu camiye doğru yola çıktık her yeri görmeden gidebilirdim ama ayak izini görmeden asla gidemezdim.



Kudbettin İlgazinin Annesi ve kendisinin yattığı cami içerisinde onları da ziyaret ettik sanduka da aynı oda içerisindeydi Manastırın rehavetinden sonra buraya gelip Ayak izini görmek bu Muhterem zatların mezarını ziyaret etmek içimizi ferahlatmıştı. Rahatlayıp Huzur bulmuştuk Sandukanın açılması ile gözyaşlarına boğulmuştuk bu ne mutlu bir ağlayışdı yarabbim Allah herkese nasib etsin


Allahümme Salli Ala Muhammed



Gözyaşları ile veda ettik ve yemek yemek üzere bizim için ayrılmış lokantaya yola çıktık.Akşam yemeğine oturduğumuz zaman saatler 10.00 gösteriyordu.

Öğlen Kaburga dolması yediğimiz için akşam yemeğimiz karışık ızgara idi yanında bumbar dolması yine içli kofte ve mercimek çorbası vardı menü çok güzeldi ama hiçbirimizin yiycek yeri kalmamıştı.Akşam yemeğini yedikden sonra artık dönüş için otobüsümüze bindik.Üç saat yolculuk sonu Şanlıurfaya sağ salim yetiştik Allahıma şükürler olsun Sandukayı gördüğüm ve sağ salim ulaştığımız için herşey için şükürler olsun.








































































































14 yorum:

Elzemhobby dedi ki...

Beraber gideydik koca Seyranım.Günübirlik te varmış Mardine geçen çarşıda ilanı gördüm.Sadece Mardini görmek istiyorm ama.Hazır kıyısına kadar gelmişken...Selamlarımı bırakıyorum.

Elzemhobby dedi ki...

Beraber gideydik koca Seyranım.Günübirlik te varmış Mardine geçen çarşıda ilanı gördüm.Sadece Mardini görmek istiyorm ama.Hazır kıyısına kadar gelmişken...Selamlarımı bırakıyorum.

KEYFESEYRAN dedi ki...

evet sevgili Elzem buralara gelmişken gezmeden gitmek istemedim

umutluhayat dedi ki...

benimde görmeyi çok istediğim yerlerdir buraları.ne kadar güzel yerlere gitmişsiniz ve ne kedar güzel lezzetler tatmışsınız

SEVGİ dedi ki...

Ne güzel bir gezi olmuş ..
Bu yaz biz de doğuda bir çok ili sınırlı sayıda günde gezdik (her ile bir gün gibi )o yüzden çok kapsamlı gezemedik resimlere bayıldım..

yemek yapalım dedi ki...

ayyy valla içim gitti şimdi.
yemekler ayrı gezdiğin mekanlar apayrı güzel.
sayende bizde resimlerle ufak bir geziye çıkmış olduk:)

Banu dedi ki...

Hoşgeldin arkadışım...Ne güzel yerler gezmişsin o ne enfes yemekler...:))

NEŞELİ GÜNLER dedi ki...

bacım çok güzel fotolar bunlar anlaışlan güzel gezmişsin ..iyide yapmışsın ohh sefan olsun gez valla hak ediyorsunn:))
üptümm

nanekokusu dedi ki...

memlekete hoş gelmişsin arkadaşım
bende hemen hemen haftada bir olmasa da ayda bir kez mardine gidiyordum bu güzel yerleri senin resimlemenle bir kez daha gezmiş oldum bu kadar yakınımda olman ve seninle tanışmamış olmam benim açımdan çok üzücü bak bursalı arkadaşlara ne güzel bir araya gelmişler neden bizimde böyle bir etkinliğimiz olmasın yarın bizim derneğin m.y.ü.okulunda kermesi var sabah saat 11.de yenişehir kampüsünden araba kalkacak gelirsen tanışırız sevgiler selamlar.Bana burdan yazarsan seni nasıl tanıyacam diye sevinirim tabii gelirsen

nanekokusu dedi ki...

günaydın canım,
Harran ünv. eyüpiye kampüsü Meslek
Yüksek Okulunda öğlen saatinde olabilir ben 11 de gidecem servis o saate kalkıyor gelemesen başka bir yerde olabilir selamlar

havvanur dedi ki...

kıs gezmiş kadar oldumm ne kadann mikemmel yerlerr oralar öle bayıldım yedin içtin bak gezdiklerinde bzm olduu biberli ekmeklerde pek nefis kıs bu ara işim gücüm misafir agırlamak pek yorgun ve yogunum habire yiyoz içios gezios kilolar nolcek bilmemm işte böle şekerr hade kjalcağlıcaklann muftaktaım :)))

tatesal dedi ki...

Nasıl güzel resimler bunlar...Gezip gördüğün yerleri bizimle paylaştığın için ayrıca teşekkürler...Mimari,takılar harika...Ama ben kaburga dolmasına takıldım....Çok nefis görünüyor...

ramazan dedi ki...

Çok güzel , ellerinize sağlık. Diyarbakırı gezmiştim ama Mardini görmedim. Gezmiş gibi oldum. Yemekler de enfes.
Ellerinize sağlık.

Şenay dedi ki...

Vala negüzel sende az gezmemişsin ne güzel kıskandım canım.Bloğumdaki yorumunu yen gördüm teşekkürler...